90/10 SIRRINI KEŞFEDİN

2008-05-29 00:46:00

90/10 sırrını keşfedin: Bu hayatınızı değiştirecek. 90/10 sırrı inanılmazdır! Çok azımız bunun farkındadır. Sonuç? Pek çok insan gereksiz yere stresten, dertlerden, problemlerden ve başağrısından acı çekmektedir. Bu sır nedir? Hayatın %10’u, sizin başınıza gelenlerden oluşur. Hayatın diğer %90'ına ise sizin bu başınıza gelenlere nasıl davrandığınızla karar verilir. İnsanlar anlamsız şeyler söyler ve yaparlar. İnsanlar hasta olur. Arabalar bozulur. Uçaklar geç kalır ve bütün planlarımızı alt üst ederler. Trafikte bir sürücü canımızı sıkabilir v.s. Bu 10’luk kısım tamamen bizim kontrolümüz dışında gerçekleşir.Diğer %90’lık kısım farklıdır.Diğer %90’lık kısmı siz belirlersiniz.Nasıl? Olaylara yaklaşımınızla! Bir örnek verelim. Ailenizle kahvaltı yapıyorsunuz. Kızınız, kahve fincanına çarpıyor ve bir fincan kahve gömleğinizin üzerine dökülüyor. Biraz önce olan olay üzerinde hiç bir kontrolünüz yok. Sonradan olacaklar ise sizin davranışınıza göre belirlenecek. Lanet ediyorsunuz. Kahveyi üzerinize döktüğü için kaba bir şekilde kızınızı azarlıyorsunuz. Kızınız üzülüyor ve ağlamaya başlıyor. Kızınızı azarladıktan sonra eşinize dönüyor ve kahve fincanını masanın kenarına çok yakın koyduğu için eleştiriyorsunuz. Eşinizle kısa bir tartışma yaşıyorsunuz. Öfkeyle üst kata çıkıyor ve gömleğinizi değiştiriyorsunuz. Aşağıya indiğinizde kızınızı, ağlamaktan dolayı kahvaltısını bitirememiş ve okul için hazırlanamamış bir halde buluyorsunuz. Kızınız otobüsü kaçırıyor. Eşinizin işe gitmek için hemen çıkması gerekiyor. Hemen aceleyle arabanıza koşuyorsunuz ve kızınızı okula yetiştirmek üzere hareket ediyorsunuz. Geç kaldığınız için, hız sınırlaması olmasına rağmen aşırı hızla gidiyorsunuz. 15 dakikalık gecikmeden ve hız limitini aştığınız için ödediğiniz trafik cezasından sonra okula ulaşıyorsunuz. Kızınız size “Hoşçakal” demeden binaya koşuyor. Ofise 20 dakika gecikmeyle geliyorsunuz ve evrak çantasını evde unuttuğunuzu anlıyorsunuz. Gününüz kork... Devamı

BAŞARI İÇİN 7 RUHSAL KURAL

2008-05-29 23:40:00

1. Saf Güç KuralıBizlerin asıl hali saf bilinçliliktir; bu da saf güç demektir. Saf bilinçlilik ruhsal özümüzdür, sonsuz ve sınırsızdır, saf coşkudur, saf bilgidir, sonsuz sessizliktir, kusursuz dengedir, yenilmezliktir, basitliktir, mutluluktur.”Saf Güç” Kuralının uygulanması: 1. Sessiz olmak için her gün zaman ayırın. Günde iki defa meditasyon yapın. 2. Doğayla başbaşa kalabilmek ve her varlığın içindeki zekâya şahit olmak için her gün zaman ayırın. 3. Yargılamayın. Güne “Bugün hiçbir şeyi yargılamayacağım.” sözüyle başlayın.2. Verme Kuralı Evren dinamik alışveriş ile var olmaktadır. Vermek ve almak evrendeki enerji akışının değişik görünüşleridir. Aramakta olduğumuz şeyi vermeye istekli olmakla, evrenin bereketinin yaşamımıza yansımasını sağlarız. Coşku istiyorsanız başkalarına coşku verin; sevgi istiyorsanız sevgi vermeyi öğrenin; ilgi ve takdir istiyorsanız ilgi ve takdir göstermeyi öğrenin; maddi zenginlik istiyorsanız başkalarının zengin olmaları için yardımcı olun.”Verme” Kuralının uygulanması: 1. Nereye gidersem, kime rastlarsam onlara bir hediye vereceğim. Bu hediye hoş bir söz, bir çiçek veya dua olabilir. 2. Bugün yaşamın bana vereceği bütün hediyeleri şükranla alacağım. Doğanın hediyelerini alacağım; bunlar, güneş ışını ve kuş sesleri… Başkalarından gelecek madde, para, kompliman veya dua şeklindeki hediyeleri almak için açık olacağım. 3. İnsanlara her rastlayışımda onlara mutluluk ve coşku dileyeceğim. 3. “Karma” veya Etki ve Tepki KuralıHer hareket bize aynen geri dönen bir enerji gücü yaratır…. Ne ekersek onu biçeriz. Başkalarına mutluluk ve başarı getiren hareketlerde bulunduğumuz zaman, “karma”mızın meyvası da mutluluk ve başarı olacaktır. ”Karma” Kuralının Uygulanması: 1. Bugün yaptığım bütün seçimlerin şahidi olacağım. Gelecekteki herhangi bir ana hazırlık yapmanın en iyi yolunun şimdiki anın tam bilincinde olmak olduğunu bileceğim.2. Her seçim yaptığımda kendime ... Devamı

ŞİRKET HABERLERİ

2008-05-29 18:09:00

***TACYO*** TAC YATIRIM ORTAKLIGI A.S.`NDEN GELEN YAZI:29.05.2008, 00:00:00***TACYO*** TAC YATIRIM ORTAKLIGI A.S.`NDEN GELEN YAZI:andlt;br/andgt; KONU: BAGIMSIZ DENETIM SOZLESMESI IMZALANMASI HK. SIRKETIMIZIN, 31 MART 2008,andlt;br/andgt;30 HAZIRAN 2008, 30 EYLUL 2008 VE 31 ARALIK 2008 TARIHLERI... ***HURGZ*** HURRIYET GAZETECILIK VE MATBAACILIK A.S.`NIN 29.05.2008 TARIHLI YAZISI ASAGIYA CIKARILMISTIR.29.05.2008, 00:00:00***HURGZ*** HURRIYET GAZETECILIK VE MATBAACILIK A.S.`NIN 29.05.2008 TARIHLI YAZISI ASAGIYA CIKARILMISTIR.andlt;br/andgt; SIRKETIMIZIN 29.05.2008 TARIHINDE GERCEKLESTIRILEN OLAGAN GENEL KURULandlt;br/andgt;TOPLANTISINDA SEC... ***EGYO*** EGS GAYRIMENKUL YATIRIM ORTAKLIGI A.S.`NDEN GELEN YAZI:29.05.2008, 00:00:00***EGYO*** EGS GAYRIMENKUL YATIRIM ORTAKLIGI A.S.`NDEN GELEN YAZI:andlt;br/andgt; SIRKETIMIZE 29.05.2008 TARIHINDE TEBLIG EDILEN TASARRUF MEVDUATI SIGORTA FONUandlt;br/andgt;KURULU`NUN 01.05.2008 TARIH VE 2008/134 NOLU KAR... ***HURGZ*** HURRIYET GAZETECILIK VE MATBAACILIK A.S.`NIN 29.05.2008 TARIHLI YAZISI ASAGIYA CIKARILMISTIR.29.05.2008, 00:00:00***HURGZ*** HURRIYET GAZETECILIK VE MATBAACILIK A.S.`NIN 29.05.2008 TARIHLI YAZISI ASAGIYA CIKARILMISTIR.andlt;br/andgt; `SIRKETIMIZIN 2007 YILI FAALIYETLERINE ILISKIN OLAGAN GENEL KURUL TOPLANTISIandlt;br/andgt;29.05.2008... ... Devamı

MARANGOZ

2008-05-27 23:32:00

Yaşlı bir marangozun emeklilik çağı gelmişti. İşvereni olan müteahhide, çalıştığı konut yapım işinden ayrılmak ve eşi, büyüyen ailesi ile birlikte daha özgür bir yaşam sürmek tasarısından söz etti. Çekle aldığı ücretini elbette özleyecekti. Emekli olmak ihtiyacındaydı, ne var ki.Müteahhit iyi işçisinin ayrılmasına üzüldü. Ve ondan, kendine bir iyilik olarak, son bir ev daha yapmasını rica etti. Marangoz kabul etti ve işe girişti, ne var ki gönlünün yaptığı işte olmadığını görmek pek kolaydı. Baştan savma bir işçilik yaptı ve kalitesiz malzeme kullandı. Kendini adamış olduğu mesleğine böyle son vermek ne talihsizlikti!.. İşini bitirdiğinde, işveren, evi gözden geçirmek için geldi. Dış kapının anahtarını marangoza uzattı. “Bu ev senin” dedi, “sana benden hediye”. Marangoz şoke oldu. Ne kadar utanmıştı! Keşke yaptığı evin kendi evi olduğunu bilseydi! O zaman onu böyle yapar mıydı! Bizim için de bu böyledir. Gün be gün kendi hayatımızı kurarız. Çoğu zaman da, yaptığımız işe elimizden gelenden daha azını koyarız. Sonra da, şoke oluruz; kendi kurduğumuz evde yaşayacağımızı anlarız. Eğer tekrar yapabilsek, çok daha farklı yaparız. Ne var ki, geriye dönemeyiz. Marangoz sizsiniz. Her gün bir çivi çakar, bir tahta koyar ya da bir duvar dikersiniz. “Hayat bir ‘kendin yap’ tasarımıdır” demiştir biri. Bugün yaptığınız davranış ve seçimler, yarın yaşayacağınız evi kurar. Öyle ise onu akıllıca kurun. Unutmayın... Paraya ihtiyacınız yokmuş gibi çalışın. Hiç incinmemişsiniz gibi sevin. Kimse izlemiyormuş gibi dans edin.... Devamı

From Checklist to Commendable Practices: The Progression of the

2008-06-10 20:33:00

By Tanya BrownAABB Staff Writer   Events can oftentimes dictate change.   That is what happened in the mid-1990s, when heightened concern for blood safety — primarily caused by the AIDS epidemic — turned AABB’s inspection and accreditation program on its ear, prompting the association to revamp the entire program.   Although there were stumbling blocks and naysayers, the restructuring did more than mix things up. It made AABB an innovator in quality assurance and put new eyes on assessors, requiring them to depend less on checklists and look more at the processes used to meet the standards.   “It was a good thing that happened. Accreditation changed for the better,” said Susan Wilkinson, EdD, associate director and associate professor with Hoxworth Blood Center at the University of Cincinnati Medical Center, and former AABB president who worked with the committee to develop the quality components. Wilkinson became an assessor after her presidency and after serving several years on the AABB Board of Directors. She has been assessing facilities for 10 years and clearly remembers the upheaval caused by the changes.   “People began to question what it all meant. Facilities were being held to a different standard that focused on quality assurance and processes,” she said. “It was hard for people to understand how to apply quality system essentials in all processes of transfusion medicine, cellular therapy and other areas. Getting through that transition stage was difficult.”   The accreditation reform era began around 1995, when the Food and Drug Administration released its guidelines for quality assurance in blood establishments. It was then that AABB established the Technical Quality Assurance Committee, which produced the AABB Quality Plan and developed educational materials to help members comply with FDA guidelines.   It also was during that time ... Devamı

ŞİRKET HABERLERİ

2008-05-27 17:59:00

***TIRE*** TIRE KUTSAN OLUKLU MUKAVVA KUTU VE KAGIT SANAYI A.S.`NIN 27.05.2008 TARIHLI YAZISI ASAGIYA CIKARILMISTIR.27.05.2008, 00:00:00***TIRE*** TIRE KUTSAN OLUKLU MUKAVVA KUTU VE KAGIT SANAYI A.S.`NIN 27.05.2008 TARIHLI YAZISI ASAGIYA CIKARILMISTIR.andlt;br/andgt; `15.05.2008 TARIHINDE SAAT 11:00`DE KAZLICESME MAH. KENNEDY CAD. NO:56,andlt;br/andgt;ZEYT... ***LOGO***HABERIN DEVAMI SPK`NUN 08.01.2008 TARIH VE 4/138 TOPLANTISINDA ALINAN KARARLAR DIKKATE ALINARAK; HISSE27.05.2008, 00:00:00***LOGO***HABERIN DEVAMI SPK`NUN 08.01.2008 TARIH VE 4/138 TOPLANTISINDA ALINAN KARARLAR DIKKATE ALINARAK; HISSEandlt;br/andgt;SENETLERI BORSA`DA ISLEM GOREN ORTAKLIKLARIN KURUMSAL YONETIM ILKELERINE UYGUNandlt;br/andgt;OL... ***LOGO*** LOGO YAZILIM SANAYI VE TICARET A.S.`NIN 27.05.2008 TARIHLI YAZISI ASAGIYA CIKARILMISTIR. `ORTAKLIGIMIZIN27.05.2008, 00:00:00***LOGO*** LOGO YAZILIM SANAYI VE TICARET A.S.`NIN 27.05.2008 TARIHLI YAZISI ASAGIYA CIKARILMISTIR. `ORTAKLIGIMIZIN 27andlt;br/andgt;MAYIS 2008 TARIHLI, 1 OCAK 2007-31 ARALIK 2007 TARIHLERI ARASINDAKI MALIandlt;br/andgt;DO... ***ARMDA*** ARMADA BILGISAYAR SISTEMLERI SANAYI VE TICARET A.S.`NIN 27.05.2008 TARIHLI YAZISI ASAGIYA CIKARILMISTIR.27.05.2008, 00:00:00***ARMDA*** ARMADA BILGISAYAR SISTEMLERI SANAYI VE TICARET A.S.`NIN 27.05.2008 TARIHLI YAZISI ASAGIYA CIKARILMISTIR.andlt;br/andgt;`KONU: 27.05.2008 TARIHINDE 2007 YILI OLAGAN GENEL KURULUMUZ YAPILMISTIR.andlt;br/andgt;ARM... ... Devamı

ADALET

2008-06-15 18:25:00

Adalet Bir Gun Hz: Musa Ibadetini Bitirdikten Sonra Bir Agacin Altina Oturur. Hemen Yakinnindaki Cesmeyi Seyrederken Atli Bir Savascinin Cesmeye Geldigini Gorur. Savasci Su Icmek Icin Egildiginde Boynundaki Altin Kesesi Islanmasin Diye Cikarir Cesme Basina Birakir. Suyunu Ictikten Sonra Altin Kesesini Unutur Ve Yoluna Devem Eder. Hemen Arkasindan Hoplaya Ziplaya Bir Cocuk Gelir.tam Su Icecekken Altin Kesesin Fark Eder Ve Hic Dusunmeden Alir.ve Alir Ve Uzaklasir. Cocugun Arkasindan Cok Yasli Bir Ihtiyar Inleyerek Su Icmeye Gelir. Bu Arada Altin Kesesini Su Basinda Unutan Savasci Keseyi Almak Icin Cesmeye Dogru Yaklasir. Fakat Cesme Basinda Hic Bir Sey Bulamaz Yanindaki Yasli Adamin Bogazina Sarilir Ve Altin Kesesini Vermesini Ister Ihtiyar Ne Kadar Ben Almadim Dese De Savasciyi Ikna Edemez. Iyice Sinirlenen Savasci Kilicini Ceker Ve Yasli Adami Orcikta Oldurur. Olan Biteni Goren Musa ''ey Rabbim Bu Nasil Bir Adalettir''der Ben Hic Bir Sey Bilmiyiyorum. Senin Isine Sual Olmaz Ama Ben Anlamadim Der. Bu Isyana Benzer Aciklikta Ki Sozlere Karsilik Rab Soyle Seslenir. ''ey Musa Ben Sana Benim Islerimi Anlayacak Kadar Akil Vermedim Ki Sen Benim Hakkimda Yorum Yapiyorsun. Ama Kalbinin Yatismasi Icin Gercek Şudur. Savasci O Kucuk Cocugun Babasinin Malini Yagmalamisti. Olen Ihtiyar Ise Gencliginde Cok Guclu Bir Adamdi Ama Bir Hic Ugruna Bir Koyluyu Oldurmustu. O Ihtiyari Olduren Savasci Iste O Koylunun Ogludur'' Ey Benim Gafil Kulum Simdi Tovbe Et Cunki Benim Adaletim Iste Bu Kadar Aciktir. ... Devamı

DOĞRULUK BÜYÜK BİR ERDEMDİR

2008-05-25 12:23:00

  On bir yaşındaydı ve New Hampshire gölünün ortasındaki adadakievlerinde ne zaman eline bir fırsat geçse hemen balığa giderdi.Levrek avı yasağının kalkmasından bir gün önce, babasıyla akşamın ilksaatlerinde küçük güneş balıklarından yakaladı. Sonra oltasına yemtakıp, oltayı fırlatma talimi yaptı.Yem suya değdiği zaman gün batımında suda altın haleleler oluşturmuş,daha sonra gölün üzerinde ay doğmuştu. Oltasının hızla çekildiğinihissedince, oltaya büyük bir balık geldiğini anladı. Babası oğlunun balığıçekişini hayranlıkla izledi.Çocuk sonunda yorgun düşen balığı sudan çıkardı. O güne kadar gördüğüen büyük balıktı, bir levrek; ama av yasağının kalkmasına sadece saatlerkalmıştı.Baba oğul güzelim balığa baktılar, pulları ay ışığında ışıl ışılparlıyordu. Babası bir kibrit yakıp saatine baktı. Saat on olmuştu. Avyasağının bitmesine daha iki saat vardı.Önce balığa, sonra oğluna baktı."Suya geri bırakman gerekiyor, oğlum," dedi."Baba!" diye itiraz etti çocuk ağlamaklı bir sesle."Başka balıklar da var," dedi babası."Ama hiçbiri bunun kadar büyük değil!" dedi çocuk.Göle şöyle bir göz attı. Gölde hiçbir balıkçı teknesi yoktu. Babasınınyüzüne baktı bu kez. Kendilerini hiç kimsenin görmemiş olmasına, kimseninnebalığı yakaladıklarını bilmesinin olanaksız olmasına karşın, babasınınsesinden bu konuda hiçbir ödün vermeyeceğini anlamıştı.Oltanın ucunu balığın ağzından çekti ve balığı gölün karanlık sularınabıraktı. Balık suya düşer düşmez, şöyle bir çırpındı ve gözden kayboldu.Çocuk bir daha bu kadar büyük bir balık tutamayacağından emindi..Bu olay bundan tam otuz dört yıl önce oldu. Bugün o çocuk New YorkCity'nin ünlü mimarlarındandır. Babasının küçük evi hâlâ o adadadır. Oğlunuve kızlarını hâlâ o adadaki küçük eve balık tutmaya götürür.Çocuk haklıydı. Bir daha o kadar büyük bir balık tutamadı. Fakat değerler konusunda bir ikilem yaşadığı zaman hep o balığı gözününönüne getirir.Babasından öğrendiği gibi değerler doğru ile yanlışın ne olduğukonusunda çok basit bir konudur.... Devamı

PADİŞAHIN İŞİ NE??

2008-06-15 19:13:00

Her şeyde bir hayır vardırSultan Murad Han o gün bir ‘hoş’tur. Telaşeli görünür. Sanki bir şeyler söylemek ister sonra vaz geçer. Neşeli deseniz değil, üzüntülü deseniz hiç değil. Veziriazam Siyavuş Paşa sorar: - Hayrola efendim, canınızı sıkan bir şey mi var?- Akşam garip bir rüya gördüm. - Hayırdır inşallah... - Hayır mı şer mi öğreneceğiz.- Nasıl yani? - Hazırlan, dışarı çıkıyoruz. Ve iki molla kılığında çıkarlar yola. Anlaşılan o ki, Padişah hâlâ gördüğü rüyanın tesirindedir ve gideceği yeri iyi bilir. Seri, kararlı adımlarla Beyazıt’a çıkar, döner Vefa’ya, Zeyrek’ten aşağılara sallanır. Unkapanı civarında soluklanır. Etrafına daha bir dikkatle bakınır. İşte tam o sırada yerde yatan bir ceset gözlerine batar, sorarlar: - Kimdir bu? - Aman hocam hiç bulaşma, derler. - Ayyaşın sarhoşun biri işte! - Nerden biliyorsunuz? - Müsaade et de bilelim yani. Kırk yıllık komşumuz... Bir başkası tafsilâta girer: - Biliyor musunuz, der. Aslında iyi sanatkârdır. Azaplarçarsısı’nda çalışır. Nalının hasını yapar... Ancak kazandıklarını içkiye, fuhuşa harcar. Hem şişe şişe şarap taşır evine, hem de nerde namlı mimli kadın varsa takar peşine.. Hele yaşlının biri çok öfkelidir: - İsterseniz komşulara sorun, der. Sorun bakalım onu bir cemaatte gören olmuş mu?.. Hasılı, mahalleli döner ardını gider. Bizim tebdili kıyafet mollalar kalırlar mı ortada! Tam Vezir de toparlanıyordur ki, Padişah keser yolunu: - Nereye? - Bilmem, bu adamdan uzak durmayı yeğlersiniz sanırım. - Millet bu, çeker gider. Kimseye bir şey diyemem... Ama biz gidemeyiz, şöyle veya böyle tebamızdır. Defini tamamlamak gerek. - İyi ya, saraydan bir kaç hoca yollar, kurtuluruz vebalden.- Olmaz, rüyadaki hikmeti çözemedik daha.- Peki ne yapm... Devamı

90/10 Sırrını keşfedin

2008-05-25 03:13:00

90/10 sırrını keşfedin: Bu hayatınızı değiştirecek. 90/10 sırrı inanılmazdır! Çok azımız bunun farkındadır. Sonuç? Pek çok insan gereksiz yere stresten, dertlerden, problemlerden ve başağrısından acı çekmektedir. Bu sır nedir? Hayatın %10’u, sizin başınıza gelenlerden oluşur. Hayatın diğer %90'ına ise sizin bu başınıza gelenlere nasıl davrandığınızla karar verilir. İnsanlar anlamsız şeyler söyler ve yaparlar. İnsanlar hasta olur. Arabalar bozulur. Uçaklar geç kalır ve bütün planlarımızı alt üst ederler. Trafikte bir sürücü canımızı sıkabilir v.s. Bu 10’luk kısım tamamen bizim kontrolümüz dışında gerçekleşir.Diğer %90’lık kısım farklıdır.Diğer %90’lık kısmı siz belirlersiniz.Nasıl? Olaylara yaklaşımınızla! Bir örnek verelim. Ailenizle kahvaltı yapıyorsunuz. Kızınız, kahve fincanına çarpıyor ve bir fincan kahve gömleğinizin üzerine dökülüyor. Biraz önce olan olay üzerinde hiç bir kontrolünüz yok. Sonradan olacaklar ise sizin davranışınıza göre belirlenecek. Lanet ediyorsunuz. Kahveyi üzerinize döktüğü için kaba bir şekilde kızınızı azarlıyorsunuz. Kızınız üzülüyor ve ağlamaya başlıyor. Kızınızı azarladıktan sonra eşinize dönüyor ve kahve fincanını masanın kenarına çok yakın koyduğu için eleştiriyorsunuz. Eşinizle kısa bir tartışma yaşıyorsunuz. Öfkeyle üst kata çıkıyor ve gömleğinizi değiştiriyorsunuz. Aşağıya indiğinizde kızınızı, ağlamaktan dolayı kahvaltısını bitirememiş ve okul için hazırlanamamış bir halde buluyorsunuz. Kızınız otobüsü kaçırıyor. Eşinizin işe gitmek için hemen çıkması gerekiyor. Hemen aceleyle arabanıza koşuyorsunuz ve kızınızı okula yetiştirmek üzere hareket ediyorsunuz. Geç kaldığınız için, hız sınırlaması olmasına rağmen aşırı hızla gidiyorsunuz. 15 dakikalık gecikmeden ve hız limitini aştığınız için ödediğiniz trafik cezasından sonra okula ulaşıyorsunuz. Kızınız size “Hoşçakal” demeden binaya koşuyor. Ofise 20 dakika gecikmeyle geliyorsunuz ve evrak çantasını evde unuttuğunuzu anlıyorsunuz. Gününüz ko... Devamı