FIKRA (NİŞANLILIK)
19/9/2008Kategori: EGLENCE | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı


Ders 1.
Adamin biri tam dusa girmek üzeredir ve karisi da dusunu almis olarak kabinden çikmaktadir ki, kapinin zili çalar. Kapiya kimin bakacagi konusunda ufak bir tartisma sonrasinda kadin pes eder. Üzerine bir havlu alarak merdivenleri asagi iner ve kapiyi açar. Gelen esinin arkadasi x'tir.
Kadin daha selam veremeden x 'havlunuzu üzerinizden yere düsürürseniz size aninda 300 Euro veririm' der. Kadin bir müddet tereddüt eder, ancak havlunun dügümünü açarak havlunun düsmesini saglar. X ona bakar ve 300 Euro verir ve söze devam eder:
'Antrede dogabilecek ufak bir tensel yakinlik için size 500 Euro daha verebilirim, hem de derhal' der.
Önce saskin, fakat daha sonra adrenalinin verdigi heyecan ve alacagi para ile yapabileceklerinin anlik hayaliyle kisa bir duraksamadan sonra kabul eder.
Yasamis oldugu olayin ve kisacik bir süre içerisinde edinmis oldugu ufak servetin heyecaniyla merdivenleri yukari çikarak banyoya geri döner. Hala dusta olan esi ona kimin geldigini sorar.
'Arkadasin x' diye cevap verir kadin.
'Çok iyi, ona borç verdigim 800 Euro'yu getirecegini söylemisti, onu getirdi o zaman.'
1. hikayeden çikartilacak ders :
Eger bir ekipte çalisiyorsaniz bilgiyi saklamayin, paylasin. Karar mekanizmasinda belirleyici olabilir. Böylece yanlis anlasilmalarin ve disariya karsi kötü duruma düsmenin önüne geçebilirsiniz.
Ders 2 :
Aracinin direksiyonuna geçip kiliseye gitmek üzere yola koyulan rahip yolda yürümekte olan bir rahibeye rastlar. Aracini durdurur ve kiliseye kadar onunla gelmek isteyip istemedigini sorar. Kadin arabaya biner ve bacak bacak üstüne attiginda bacaklarinin güzelligi ortaya çikar. Rahibin gözü kayar ve bakayim derken kisa bir süre için aracin kontrolünü kaybeder. Araci tekrar kontrol altina aldiktan sonra sag elini rahibenin bacagi üstüne koyar. Rahibe ona bakar ve söyle der :
'Rahip, 129. ayeti hatirliyor musunuz ?'
Utançtan kipkirmizi olan rahip derhal elini çekerek rahibeye özürlerini siralar. Bir müddet sonra akli tekrar karisir ve rahibenin bacagina tekrar dokunur vites degistirme bahanesiyle ve rahibe ayni soru ile karsilik verir :
'Rahip, 129. ayeti hatirliyor musunuz ?'
Utancindan yine kizaran rahip elini çeker ve 'afedersin kardesim, insanoglu zayif düsebiliyor' der.
Kiliseye vardiklarinda rahibe arabadan iner ve tek kelime söylemeksizin, ancak çok manali bir bakis firlatarak kaybolur. Rahip aceleyle içeriye kosturur ve bir Incil alarak 129. ayeti açar okumak
için 129. ayet söyle demektedir :
Ileriye gidiniz, daha yukarlarda arayiniz. Orada güzellikler bulacaksiniz.
2. hikayeden çikartilacak ders :
Görev alaninizla ilgili her zaman bilgili olun, aksi taktirde firsatlari kaçirabilirsiniz.
Ders 3.
Pazarlamaci, sef sekreter ve Patron bir öglen paydosunda lokantaya dogru yürümektedirler. Parktaki banklardan birinin üzerinde sihirli bir lamba bulurlar. Lambayi ovarlar ve gerçekten de lambadan cin
çikar.
'Aslinda kisiye 3 dilek hakki veriyorum ama sizler üç kisi oldugunuz için hepinizin birer dilegini gerçek yapacagim' der cin.
Sef sekreter arsizca atilarak 'önce ben' diyerek siranin önüne yerlesir.
'Bahamalarda, muhtesem bir sahilde tatil yapmak istiyorum. Tatilim hiç bitmesin ve hiçbir dert hayatima girmesin' diye dilegini ifade eder. Ve hoop, ortadan kaybolur.
Simdi de pazarlamaci atilir ve 'simdi sira bende' der.
'Hayallerimdeki kadinla Tahiti sahillerinde Pina Colada içmek istiyorum' der ve hoop, o da ortadan kaybolur.
'Simdi sira sende' der cin digerlerinin patronuna.
'Ikisini de ögleden sonra islerinin basinda görmek istiyorum' der patron.
3. hikayeden çikartilacak ders :
Üstünüz olan birinin her zaman için önce konusmasina izin verin.
DOGRULUK BUYUK BIR ERDEMDIR...On bir yaşındaydı ve New Hampshire gölünün ortasındaki adadakievlerinde ne zaman eline bir fırsat geçse hemen balığa giderdi.Levrek avı yasağının kalkmasından bir gün önce, babasıyla akşamın ilksaatlerinde küçük güneş balıklarından yakaladı. Sonra oltasına yemtakıp, oltayı fırlatma talimi yaptı.Yem suya değdiği zaman gün batımında suda altın haleleler oluşturmuş,daha sonra gölün üzerinde ay doğmuştu. Oltasının hızla çekildiğinihissedince, oltaya büyük bir balık geldiğini anladı. Babası oğlunun balığıçekişini hayranlıkla izledi.Çocuk sonunda yorgun düşen balığı sudan çıkardı. O güne kadar gördüğüen büyük balıktı, bir levrek; ama av yasağının kalkmasına sadece saatlerkalmıştı.Baba oğul güzelim balığa baktılar, pulları ay ışığında ışıl ışılparlıyordu. Babası bir kibrit yakıp saatine baktı. Saat on olmuştu. Avyasağının bitmesine daha iki saat vardı.Önce balığa, sonra oğluna baktı."Suya geri bırakman gerekiyor, oğlum," dedi."Baba!" diye itiraz etti çocuk ağlamaklı bir sesle."Başka balıklar da var," dedi babası."Ama hiçbiri bunun kadar büyük değil!" dedi çocuk.Göle şöyle bir göz attı. Gölde hiçbir balıkçı teknesi yoktu. Babasınınyüzüne baktı bu kez. Kendilerini hiç kimsenin görmemiş olmasına, kimseninnebalığı yakaladıklarını bilmesinin olanaksız olmasına karşın, babasınınsesinden bu konuda hiçbir ödün vermeyeceğini anlamıştı.Oltanın ucunu balığın ağzından çekti ve balığı gölün karanlık sularınabıraktı. Balık suya düşer düşmez, şöyle bir çırpındı ve gözden kayboldu.Çocuk bir daha bu kadar büyük bir balık tutamayacağından emindi..Bu olay bundan tam otuz dört yıl önce oldu. Bugün o çocuk New YorkCity'nin ünlü mimarlarındandır. Babasının küçük evi hâlâ o adadadır. Oğlunuve kızlarını hâlâ o adadaki küçük eve balık tutmaya götürür.Çocuk haklıydı. Bir daha o kadar büyük bir balık tutamadı.
Fakat değerler konusunda bir ikilem yaşadığı zaman hep o balığı gözününönüne getirir.Babasından öğrendiği gibi değerler doğru ile yanlışın ne olduğukonusunda çok basit bir konudur. Güç olan yalnızca değerlerinuygulanabilmesidir.Birileri görmediği zaman da doğru olanı yapabiliyor muyuz? Evet,küçüklüğümüzde bizlere balığı suya geri bırakmak öğretilseydi, doğruolanı yapabilirdik. Çünkü gerçeğin ve doğrunun ne olduğunu öğrenmişolurduk.Doğru olanı yapma kararı belleklerimizdeki canlılığını hiçbir zamanyitirmez. Bu anıyı dostlarımıza ve torunlarımıza göğsümüz kabara kabaraanlatırız.Fırsatlardan yararlanmak değil, doğru olanı yapmaktır önemli olan.ÇOCUGUNU ÖYLE KARSILA KI;eve geldigi zaman, en güzel yere geldigini hissetsin....ESINI ÖYLE KARSILA KI;yanina geldigi zaman, en dogru insana kavustugunu hissetsin....ANNENI ÖYLE KARSILA KI;dogumundaki agrilari lezzetle takas etsin...BABANI ÖYLE KARSILA KI;ömür boyu bir baska evlada imrenmesin...FAKIRI ÖYLE KARSILA KI;ona serdiginden büyük, bir dua sofrasi sersin....ZENGINI ÖYLE KARSILA KI;Senin gönlünü gördügünde, kendi gönlünün fakirliginden kahretsin.....